Rosenbergler

 Kahraman kime denir?.. Bu sorunun yanıtı elbette “Katillere“ diye verilemez. Ama ne yazık ki, eli kanlı canilerin bazı çevreler tarafından “Kahraman“ ilan edildiği bir çağda yaşıyoruz. Oysa, insanlık tarihinin gerçek kahramanları Rosenbergler’dir!..


       Her şey 1950’de başlayıp, üç yıl süren Kore Savaşı süresince Senatör Mc Carthy önderliğinde ABD’de yürütülen solcu avıyla başlar. Halkın savaşı sorgulamaması için verilen gözdağının en çarpıcı örneği, Mc Carthy’nin ağzından güvenliği tehdit eden “57 milyon 205 bin 81″ kişi olduğu belirtilerek verilir. Rosenbergler, bu sayının içinde yer alan ve baskı döneminin simgesi olan karı kocadır.
       FBI görevlileri, 17 Temmuz 1950 günü, Rosenbergler’in kapısını çalar. Rus casusu olmakla suçlanan Julius Rosenberg ölüm cezasıyla karşı karşıyadır. Karısı Ethel’in de tutuklanmasıyla “bir çift güvercin“ kafese kapatılır. 6 Mart 1951 tarihinde başlayan mahkemede savcı, Ethel Rosenberg’in erkek kardeşi David Greenglass’ın, çalıştığı araştırma merkezinden aldığı atom ile ilgili bulguları, Julius Rosenberg aracılığıyla Harry Gold adlı casusa verdiğini iddia eder.

Öpüşürken o dalgınlık

       Her şeyin bir yutturmaca olduğunu çok iyi bilen iki insan, savcının iddiasını reddeder. 
       Rosenbergler, kaldıkları hücrelerden birbirlerine mektup yazmayı da ihmal etmezler. “Tatlı kocam, perişan bir kadın seni burada selamlıyor, peki ama neden sen bir yatakta ben başka yatakta uyuyoruz? Vah vah, şu devlet ne büyük savurganlık ediyor, ayıp doğrusu.“
       ABD’nin savurganlığı yalnızca yatak konusunda olmayacaktır. Mahkemenin verdiği idam kararıyla, karı koca Rosenberglerin yaşamı da gözden çıkarılır. Rosenberglerin direnişinden etkilenenlerden biri de Melih Cevdet Anday’dır. Şairin “Anı“ adlı şiiri Rosenbergler için yazılmıştır.

       Rahat döşeklerin utanması 
       bundan
       Öpüşürken o dalgınlık bundan
       Tel örgünün deliğinde buluşan
       Parmaklarınız geliyor aklıma

       İdam kararının duyulmasıyla, milyonlarca insanın sokağa çıkması üzerine geri adım atılır ve Rosenbergler ile pazarlığa başlanılır. Ethel Rosenberg’in yaşamı bağışlanacak ama kocası öldürülecektir. O “kahraman“ kadın, yapılan teklife şu karşılığı verir: “Sizin lanetlenmiş lütfunuzla başım eğik yaşamaktansa, kocamla birlikte ölmeyi yeğlerim.“

Evlilik yıldönümü

       İnfaz gününde Rosenberglere son teklif sunulur. “Washingtonöa telefon açar ve affedilmelerini isterlerse evde kendilerini bekleyen oğulları 6 yaşındaki Robert ve 10 yaşındaki Michael’e kavuşacaklardır. Bu son teklife Rosenbergler şu karşılığı verirler: “Peki ya, suçsuzluğumuza inanan onca insan, onlar da bizim çocuklarımız değil mi?.. Satar mıyız hiç onları?..“
       Nice insanın düşüncelerini, düşlerini sattığı bir çağda birer kahramandır Rosenbergler… Oktay Rifat’ın da, onlar için yazdığı “Telefon“ adlı bir şiiri vardır. 

       Hatırlayın onların vahşetini
       Her telefon çalışta kesik kesik

       Rosenbergler, mahkemenin infaz tarihi olarak belirlediği 18 Haziran 1953’te öldürülmezler. Bir gün sonra, 19 Haziran’da telefona dokunmadan onurlu yürüyüşlerini gaz odasında tamamlarlar. 18 Haziran’da öldürülmeyi istemediler, çünkü o gün evlilik yıldönümleriydi!
       Rosenbergler öldürüldükten yıllar sonra, savcının gösterdiği delillerin sahte olduğu ortaya çıkar!..
       Unutmayın, her telefon çalışta kesik kesik!…



SUNAY AKIN

  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: