Neden doğru insana aşık olamıyoruz?

                       

Doğru erkek neslinin tükendiğinden yakınan hanım okuyuculardan aldığım e – postalara ilişkin yazdıklarımın mürekkebi kurumamıştı ki, bu kez erkek okuyucular ‘doğru kadın da yok’ diye feryada başladılar.  Öyle görünüyor ki doğrular bir türlü birbirini bulamıyor ve bütün kıyamet de bundan kopuyor.

     Arkadaşımız Atila Özsever konuyla ilgili olarak bana bir kitap getirdi. Susanna McMahon tarafından yazılmış, adı “Terapistim Yanımda”.. Konuyla ilgili ortak tartışmamıza ışık tutacak bir makale var içinde. Birlikte okuyalım:

     ”Başkalarıyla ilişkilerimizde genellikle kendimizle olan ilişkimizi yansıtırız. Güvensizsek, bizi sevmeyen insanlara aşık oluruz. Sevilmeyi hak ettiğimize inanmıyorsak, bizi seven insanlara yönelmeyiz. Hak ettiğimize inandığımız şeyler bizi çeker. Cezalandırılmayı hak ettiğimize inanıyorsak (bilinçaltı düzeyde olsa dahi), yıkıcı birisini buluruz. Kendimizle ilgili ne hissediyorsak, bu ilişkilerimize yansır. Kendimizle ilgili olumlu ve hoş duygularımız varsa, kendileriyle ve bizimle ilgili iyi duygular besleyen insanlarla ilişkilerimiz olur. Olumsuzsak, ilişkilerimiz olumsuzluğu yansıtır. Sonuçta gerçekten ektiğimizi biçeriz.
    




‘Önce kendinizi tanıyın’     ‘Doğru’ insanı aramak beyhudedir. Sizin için sizin dışınızda tek bir doğru insan yoktur. İstatistiksel olarak uygun düşeceğiniz binlerce insan vardır. Onları bulmanın sırrı kendinizle uyumlu olmaktır. O zaman ve sadece o zaman karşınıza sağlıklı insanlar çıkar. O kişinin görünümü ve sizin için neler yapacağı konusunda beklentileri bırakın. Bunun yerine nasıl göründüğünüze, ne olduğunuza ve kendiniz için ne yapacağınıza konsantre olun. Aramayı bırakın.
     Kendinize bakmaya ve kendi ihtiyaçlarınızı karşılamaya alışkınsanız, bir ilişkiye girmek size zor gelmez.
     Çoğumuz bir ilişki esnasında öz saygı öğrenmenin gereğini anlarız. Tek başınayken öz saygı geliştirmek daha kolay olduğu halde, kendimize bakmayı öğrenmek için ilişkimizi bitirmemiz gerekmez. Ama kendimiz için neler yapacağımızı ve ilişkimiz için nelerden vazgeçeceğimizi yeniden değerlendirmemiz gerekir.
     
‘Tek bir doğru yok’     İlişkiler haklar ve zorunluluklarla değil, denge ile ilgilidir. İlişkiler rahatlıkla değil, meydan okumalar ve uyarmalar ile ilgilidir. İlişkiler sabır ve durağan kalmakla değil, gelişmek ve büyümek ile ilgilidir. İlişkiler daha ziyade birbirinin değişimine izin vermek ve karşıdaki insanı hür bırakmaktır. En iyi ilişkiler tarafların birbirine istediği gibi olma hakkı tanıdığı ilişkilerdir. Kendimizi koşulsuz sevebiliriz ve eşimizi de koşulsuz sevmeyi deneyebiliriz. Bu hedefe asla varamayabiliriz, ama gayret sarf ederek öğrenebiliriz. Kayıtsız şartsız hayranlık istiyorsanız bir köpek yavrusu alın. Eşiniz size her zaman hayranlık göstermek zorunda değil. Sizin için tek bir ‘doğru’ eş yok, çevrenizde sağlıklı bir ilişkiye girebileceğiniz birçok iyi insan var. Ama önce, kendiniz sağlıklı olmalısınız ki bir başkasıyla güzel bir ilişkiye hazır olun.”

  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: