Tatları nasıl algılıyoruz?

Tat, en çok dil üzerinde fakat ağız boşluğunda (damakta yumuşama, parçalanma, boğaz arka duvarında ve gırtlak kapağı üzerinde) duyulur. Tat ve bunu oluşturan özellikler, dilde bulunan dört temel öğeden meydana gelir. Bunlar tatlılık, ekşilik, tuzluluk ve acılıktır.
Bunların her birinin dil üzerinde dört farklı bölgede tat alıcıları yerleşmiştir. Bu tat alıcıları sayesinde biz dilimizin ucundan tatlı tadı, dilimizin arka-son kısmından acı tadı, dilimizin yan kenarlarından da ekşi ve tuzlu tadı algılarız.

‚Umami’nin sırrı
Yemek yediğimizde aslında yediğimiz besinin tadını bir bütün olarak algıladığınızı düşünseniz de, bu özelliklerin bu bölgelerde hissedilmesi, çok dikkatli bir algılama olgusu ile ancak belirlenebilir. Son zamanlarda tat alma hissinin tanımında „umami“ terimi kabul edilmeye başlanmıştır.
Bu kelime Japonca olup, tat anlamına gelmektedir. „Umami“ sık sık beşinci temel tat hissi olarak adlandırılır. Ancak bu hissin dilin hangi bölgesinde yer aldığı bilinmiyor.
Yetişkin insan 40.006.000, yaşlı insan ise 20.003.000 tat alıcısına sahiptir. Bu alıcılar düzenli bir şekilde yenilenmektedirler ve biz bu alıcıların sayesinde tatların gizemli dünyasında gezinebilmekteyiz. Yan tarafta 4 temel tadın sırrını görebilirsiniz.

Ekşi tat
Ekşi tat aslında besinlerdeki asitlerin oluşturduğu hidrojen iyonları nedeni ile oluşur. Meyveler, içecekler ve işlenmiş bir çok besinde ekşi tat, içerdiği sitrik asit, laktik asit vb asitler sayesinde oluşmaktadır.

Tuzlu tat
Tuzlu tat ise sofra tuzunun esas yapısı olan (NaCl) gibi tuzlar tarafından meydana getirilir. Sofra tuzu „saf tuzlu“ tat olarak tanımlanan tek tuzdur. Yemek tuzu yerine kullanılan diğer tuzlar insanda karışık bir his uyandırır.

Tatlı tat
Tatlı tadın direk olarak şekerle ilgili olduğu düşünülür. Hâlbuki şekerin dışında da lezzetli tat veren ve gıda sektöründe kullanılan birçok madde vardır. Tatlılıktan sorumlu AH/B ve araştırmalarla da ortaya çıkarılmış X adı verilen 3 yapı bulunmaktadır.

Acı tat
Acı tat ise besinlerde bulunan ve acılık veren bazı maddeler (kafein, naringin vb.) sayesinde oluşmaktadır.

Vişne ve ekşi erik
 Yaz aylarında formumuzu korumak için özen gösterirken abur cubur ve değişik tatlara olan isteğimizi denetleyebiliriz. Her şeyden önce abur cubur tarzı atıştırmaları önlemek için öğün atlamamak çok önemli. Çünkü atlanan her öğünden, bir sonraki öğüne kadar çok acıkacaksınız ve karşınıza çıkan her yemeği zararlı zararsız, fazla az demeden tüketeceksiniz. Bu nedenle sık ama az az beslenmeli ve abur cubur yerine sebze (domates, salatalık, marul) ve meyve (ekşi tatları nedeniyle kan şekerini daha yavaş yükselttiği için yeşil erik ve vişne), kepekli ekmekle peynir, ağır tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlılar tercih edilebilir.

Dondurma
Hem çocuklar hem yetişkinler için sağlıklı bir tatlıdır. Kalsiyum, fosfor, magnezyum, B2, A, C, D ve E vitamini içerir. 100 gr dondurmada, 135 mg kalsiyum bulunur. 100 gr çikolata 528 kaloriye eşitken, 100 gr meyveli dondurma sadece 160-180 kaloridir, kaymaklısı ise 200-250 kaloridir. İçerdiği süt insülin dengesini sağlarken, kalsiyum da kemik sağlığını korur. Süt ve yoğurttan sonra en iyi kalsiyum kaynağıdır. 1 porsiyon meyvenizin üzerine (örnegin vişne) 1 top dondurma ilave ederek afiyetle tatlı ve ekşi karışımı tatlınızı tüketebilirsiniz.

  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: