İdil Biret Alaska’da bile dinleniyor, ama…….

https://i1.wp.com/www.idilbiret.eu/tr/wp-content/uploads/2007/12/idil_biret_siyah_beyaz_kuyruklu_piyano.jpg
Biz Türkler çoğu zaman yaşadığımız gündelik sıkıntılar ve sorunlarımızın etkisiyle kendimize ve içinde yaşadığımız ülkeye haksızlık eder, demediğimizi bırakmayız. Yurtdışından Türkiye’ye bakıldığında ise pembe tablolar çizildiği söylenir hani veya aramızdaki yabancılar olumlu taraflarımızı öne çıkardıklarında önce bir afallarız sonra hoşumuza gider. İdil Biret’in dünyanın dört bir tarafındaki hayranlarından aldığı mesajları okuduğumda aklıma ilk gelen düşüncelerdi bunlar. Neden mi? Çünkü Türkiye’de yaşayan yurttaşları olarak İdil Biret’in taşıdığı gerçek değerin çoğunlukla farkında olmayabiliyoruz. O negatif haleti ruhiye ya da ‘kayıtsızlık’ İdil Biret’i bile etkileyebiliyor. Oysa sanatçının ortaya koydukları için tek bir sözcük yeterli: İnsanüstü.

Hayır, ‘2010 Chopin Yılı’ münasebetiyle, Biret’in Chopin kayıtlarından bahsetmeyeceğim şimdi. Biret konusunu açmamın sebebi, sanatçının devasa ölçekte bir Beethoven kayıtları serisinin peyderpey önümüze geliyor oluşu. Beethoven’in tüm solo piyano sonatları, piyano konçertoları ve senfonilerinin Liszt imzalı piyano uyarlamaları, bu edisyon kapsamında yeni bir ambalajla dünya klasik müzik pazarına sunuluyor. Kayıt şirketi, İdil Biret’in kendisine ait IBA yani İdil Biret Arşivi. Günümüzde kaliteli bir kayıt yapmak kadar onu dünya pazarlarına ulaştırabilmek de önemli. IBA bu noktada, dünya müzik endüstrisinin en güçlü isimlerinden biri olan Naxos kayıt şirketinin sahibi Klaus Heymann’ı arkasına almış. Naxos’da Biret’in yüze yakın kaydından dünya çapında birkaç milyon satan Heymann’ın gönlünde sanatçımızın yeri ayrıdır. Biret’in Patagonya’dan Japonya’ya sayısız eve girmesinde Heymann’ın süper ucuz kategorisindeki Naxos kayıtlarının payı büyüktür.
Bu güzel işbirliğinin ürünleri olan, Beethoven kanadındaki albümlerle birlikte Romantik repertuvara ait birkaç konçertonun kaydı Almanya’da basıldıktan sonra Türkiye’ye de ulaştı. Elimizdekilerin envanterini dökelim öncelikle: Birkaç ay önce Biret’in Beethoven edisyonundan ilk yedi kayıt sınırlarımızdan içeri girmişti. Birkaç gün önce de, yine Beethoven edisyonundan yedi kayıt daha sökün etti. Ama bu seferki partiye Çaykovski, Saint-Saens, Ravel, Schumann, Grieg ve Liszt’in toplam dört kayıtta toplanan konçertolarının da katıldığını görüyoruz. İdil Biret’e konçertolarda, Antoni Wit, Emil Tabakov ve Jean Fournet gibi önemli şefler yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrası eşlik ediyor. Bu icralar daha önce Bilkent’in kayıt markasıyla yayınlanmıştı. Keza, Beethoven’in piyano sonatlarının Brüksel kayıtlarından küçük bir bölüğü birkaç yıl önce yine IBA etiketiyle yayınlanmış ama sponsor ve dağıtım problemleri yüzünden seri tamamlanamamıştı. Naxos gibi bir devin, Biret külliyatının dünya dağıtımını üstlenmesi bu güzel kayıtlar için can simidi olmuş.
Biret’in Beethoven edisyonu ve romantik konçertolar kayıtları, hem icra hem de kayıt kalitesi bakımından, neredeyse istisnasız denilebilecek seviyede birinci sınıf değeri taşıyor. Brüksel’in yanısıra Bilkent’te yapılan kayıtlar, bazı çok ünlü piyano kayıtlarında şahit olduğumuzun aksine asla boğukluk taşımıyor. Piyanonun tüm rejisterinin tadına eşit oranda varabileceğiniz üstün kayıtlar bunlar.
Bazen en büyük piyanistlerin bile seri kayıtlar yapmaktan kaçındıklarını görürüz. Farklı nedenler ileri sürülür. O bestecinin tüm yapıtlarını beğenmediklerini söylerler ama çoğunlukla asıl sebep kayıtların hepsinde aranacak olan o yüksek standart beklentisini karşılayamama korkusudur. Biret setteki Beethoven icralarında, altını her zaman özenle çizdiği Kempff-Backhaus çizgisinin günümüzdeki en seçkin temsilcisi olduğunu ispatlıyor. Örneğin günümüzün önemli piyanistlerinden Andras Schiff’in halen ECM etiketiyle yayınlanmakta olan Beethoven kayıtlarıyla kıyaslama yapmaya kalktığınızda Schiff’in etrafında koparılan yaygarayı kavramanız güçleşebilir.
Ama şimdi Batılı eleştirmenlerin bir kısmı bu kayıtlara ya dudak bükecek ya da görmezden gelmeyi tercih edecek. Yani yazının başında belirttiğim ‘kayıtsız kalma hali’ sadece biz Türklere mahsus değil. İdil Biret, ilginçtir, sıradan müzikseverin dışında kaldığı, yozlaşarak mafyatik bir içerik kazanmış klasik müzik endüstrisinin oturmuş dengeleriyle oynadığı için 1980’li ve 90’lı yıllar boyunca önemli eleştirmenlerin, kayıt kataloglarının ve daha da önemlisi konser salonları ve festivallerin kara listelerindeydi.

Konser takvimi gizli
Neden mi? Çünkü Naxos gibi, ortaya ilk çıktığı günden itibaren dev kayıt firmalarına ecel terleri döktüren bir firmanın en önemli sanatçılarından biri olması dolayısıyla kendisine karşı alınmıştı bu tavır. Yani İdil Biret’in CD kayıtları Alaskalı bir klasik müzikseverin evine girebiliyorken sanatçımızın kendisi Berlin’in Philharmonie salonunun kapısından içeri alınmıyordu!
Deutsche Grammophon gibi dev bir kayıt firmasının ısrarlı çabaları sonucu Biret’in suratına hangi kapıların kapandığı, sanatçımızın ve Naxos’un hangi şantajlara boyun eğdirilmeye çalışıldığı ibretlik hadiselerdir. Biret’in eşi Şefik Büyükyüksel bu tavrı yıllardır çeşitli ortamlarda seslendirmesine rağmen sanatçımızın üzerinde bir zamanlar haşince oynanan bu oyunları Türkiye’de hâlâ pek az kişi bilir. Sütten ağzı yanan Biret ve eşinin, sanatçımızın konser takvimini olası baskılar sonucunda doğabilecek iptallere karşı hâlâ hiçbir platformda önceden duyurmamalarının ardında yatan sebep budur.
İdil Biret bu kokuşmuş endüstriye inat, geçmişin büyük ustalarının mirasının yaşayan en büyük temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor. Keşke biz de onun değerini ülke olarak daha iyi değerlendirebilecek bir seviyede olabilseydik…

 Radikal
  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: