İslam’da borsanın yeri

 https://i1.wp.com/www.scienceblogs.de/mathlog/Boerse_01_KMJ.jpg

Borsa, menkul değerlerin, hisse senetlerinin, tahvillerin, kıymetli madenlerin alınıp satıldığı yerdir. Borsada arza sunulan kıymetli kƒğıtlar çeşitlidir:
       a) Hisse senetleri, b) Tahviller, c) Hazine bonoları, d) İntifa hakkı senetleri.
       aa. Hisse senetleri, kƒr ve zarar ortaklığı sağlayan evraktır. Taşınmaz bir malı, bir değeri temsil eden bu kıymetli kƒğıtlar, önceden sahibine kƒr ve zarar sağlamaz ancak yıl sonunda senedin temsil ettiği malın kƒrı, senette yazılı oranda sahibine kƒr temin eder.
       ab. Tahviller, ekonomik kuruluşların veya devletin, yatırım yapmak, ihtiyaçlarını karşılamak üzere belli bir faiz karşılığında insanlara sundukları ödünç para senetleridir. Tahvil yolu ile ödünç alan kişi veya kurum, topladığı meblağı, bir süre sonra tahvil üzerinde yazılan nominal değeri üzerinden öder.
       ac. Devletin, bütçe açıklarını kapatmak maksadıyla sunduğu kısa süreli bonolardır. Bonoların satışında üç ay, altı ay veya bir yıl sonra verilecek faiz miktarı belirtilir. Kısa vadeli borçlanmayı ve şartlarını içeren Hazine bonoları, hukuken yalnız ödünç verme durumunu (devletten alınacak para miktarını) gösteren, el değiştirmesi mümkün belgelerdir. Tahvile benzer, ancak ondan farkı, kısa süreli oluşu ve bazı resmŒ işlerde teminat olarak göste-rilebilmesidir.
       ad. İntifƒ hakkı senetleri, kurumların çıkardığı kƒr ve zarar ortaklığına dayalı senetlerdir. Senet sahipleri kurumların ortağı olmaz, sadece gelirinden, senette belirtilen süre ve oran ölçüsünde yararlanırlar. Bu senetler zarara ve enflasyona karşı güvencelidir. Yani senet sahibine kƒr garantisi verilmektedir. Köprü, baraj, otoyol gelirleri bu tür senetlerle dağıtılır. Zarara karşı güvenceli olduğundan bu tür senetler, gerçekte kƒr ortaklığı senetleridir.
       Şimdi bunlar içerisinde faiz esasına göre yapılan işlemler İslƒmŒ değildir. Bu bakımdan faiz sistemine göre düzenlenen ikinci ve üçüncü maddedeki tahvil ve Hazine bonoları almanın, helƒlliği kuşkuludur. Fakat birinci ve dördüncü maddede yazılan
       Yalnız burada bir hususu hatırlatmak gerekir. Haram kılınan ribƒ, zenginin fakire verdiği ödünç paradan aldığı, yoksulu iyice yoksullaştıran faizdir. Oysa borsa işlemlerinde, kıymetli kƒğıtların alım satımında fakirlik söz konusu değildir. Burada alan da, satan da yatırımcıdır. Bir taraftan yatırımcı kurum, çıkardığı tahvil, bono vs. senetlerle para alıp yatırım yapacak, diğer taraftan da vatandaş, elde mevcut parasını enflasyondan koruyacağı gibi bir miktar da kazanç sağlayacaktır. Burada iki taraf da yararlanmaktadır. İşlem, tarafların zararına değil, yararınadır. Ayrıca borsalardaki bu işlemler, yatırımlar, fabrikalar yapılmasına, ülke kalkınmasına, ekonominin canlanmasına yardım eder. Burada ne zarar verme, ne de zarar görme olmadığına ve sistem fakirin aleyhine değil, tam tersine yapılacak yatırımlarla işçilerin çalışacağı işyerlerinin açılması sağlanacağına göre borsa işlemlerinin, tahvil ve senet alım satımlarının, Kur’ƒn’ın yasakladığı, yoksulu ezen faiz ve tefecilik kapsamında olmadığını sanıyorum.
Prof. Dr. Süleyman Ateş
  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: