Dinozorlar

Jurassic Park filminde, dehşete kapılan çocuklar, aç bir Tyrannosaurus rex onları farketmesin diye hiç kıpırdamadan bekler. Oysa bilim adamlarına göre gerçek hayatta dinozorun öğle yemeği olmaktan kurtulamazlardı.
       Şimdiye kadar bulunmuş en eksiksiz T. rex fosilinin kafatası incelendiğinde, 65 milyon yıl önce Kuzey Amerika’da yaşamış olan bu dinozorun çok keskin duyuları olduğu ortaya çıktı. Dinozorun ileriye bakan gözleri geniş bir açıyı görebiliyor, kulak yapısı da iyi duyduğunu gösteriyor. Ancak Sue adındaki bu efsanevi etobur dinozorun en büyük avantajı, çok iyi koku alması. Sue fosilini ayrıntılı olarak inceleyen, Field Müzesi paleontoloğu olan Chris Brochu, koku hazneleri birer greyfurt büyüklüğünde olan bu dinozorun beyne giden koku sinirlerinin omuriliğinden daha kalın olduğunu söyleyerek, bu dinozorun yaşamını koku duyusuyla sürdürdüğünü belirtti.

İskelet günışığında

       1990 yılında Güney Dakota’da Sue Hendrickson tarafından bulunan iyi durumdaki T. rex iskeleti, üç yıl süren temizleme ve birleştirme çalışmalarından sonra 17 Mayıs’ta Field Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. Ancak Brochu, Sue’nun kemikleri eksiksiz olmasına rağmen, rengi, sesi, sıcak kanlı mı, avcı mı yoksa leş yiyicisi mi, dişi mi erkek mi olduğu konusunda süren tartışmaların kolaylıkla sona ermeyeceğine inanıyor. Diğer bilimadamları daha umutlu. Sue’nun pek çok bilinmeyeni gün ışığına çıkaracağını düşünüyorlar. 1990 yılında fosilin çıkarılma çalışmasını yürüten, Black Hills Jeolojik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Peter Larson, hukuki bir tartışmada federal ajanlar kemiklere el koyana kadar iki yıl boyunca fosili incelemiş. Sue fosilinin yaşlı bir dişi olduğuna inanıyor. Göçmen kuşlar, balıklar ve böceklerde olduğu gibi T. rex dişileri, erkeklerinden daha iri. Yumurtlamasını sağlayan daha geniş bir leğen kemiğine sahip. Ayrıca timsah anatomisinde olduğu gibi, büyük bir olasılıkla erkek T. rex’lerin sahip olduğu ek bir kemiğe sahip değil. Sue’nun dişleri, girintili çıkıntılı, 30 cm. uzunluğunda ve silindir şeklinde. Midesinde ise asidin yakmış olduğu, gagalı ve perde ayaklı bir dinozorun kemikleri bulundu. Bunun dışında birkaç çeşit otoburun kalıntılarını bulan bilim adamları, kemikleri ve boynuzları sindirebilen bir sindirim sistemine sahip olan T. rex’in avlarını yuttuğuna inanıyor. Bilimadamları bu türün sürüler halinde avlandıklarını düşünüyor. Bunun kanıtı da aynı bölgede bulunmuş genç ve bebek T. rex fosilleri. Ölmeden uzun süre önce Sue sol ayağını kırmış, bu nedenle avlanmaya devam edememiş. Ancak Larson, eşinin ona yardım ettiğine inanıyor. 

Ölümcül savaşlar

       T. rex’ler kendi türleri içinde, büyük olasılıkla besin, eş ve alan nedeniyle savaşıyorlardı. Sue’nun kaburgalarının yanında başka bir T. rex’in dişleri bulundu. Sue’nun kafatasının sol tarafı ezilmişti ve çenesinde delikler vardı. Ancak Brochu, bunun ölümcül bir çatışmanın kanıtı olduğunu düşünmüyor çünkü çenedeki deliklerin bir T. rex’in ısırığına uymadığını söylüyor. Ancak Larson tam tersini düşünüyor ve son çatışmasında Sue’nun pek başarılı olmadığını belirtiyor. 

Son yemeği

       T. rex türü, geç Cretaceous Döneminde Kuzey Amerika’ya hakim olmuş olabilir. Mart ayında bilim adamları, 100 milyon yıl önce yaşamış olan ve henüz adı konulmamış bir etobur fosilinin Arjantin’de bulunduğunu müjdeledi. Bu yeni bulunan tür, T. rex’den yüzde on daha uzun ‘13.5 metre’ T. rex’in fındıkkıran dişlerinin yanında bu türün uzun ve ince kafatasının makas gibi dişleri var. Muhtemelen yeni bulunan tür, üzerine saldırdığı avını bir cerrah gibi parçalara ayırıyordu.

  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: