Kadınlar ayaklanın!

https://i1.wp.com/www.geo-reisecommunity.de/bild/regular/128051/Gadaba-Frauen-beim-Tanz.jpg

Kadınlar ayaklanın! Haklarınıza sahip çıkın! Her alandaki maço zihniyeti, erkek egemen düzeni yıkın! Birinci sınıf insan, birinci sınıf vatandaş olmak için başka çareniz yok. Ne duruyorsunuz? Bugün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü…

Kadınlar ayaklanın! Maço düzeni yıkın!

       
Türkiye’nin durumu utanç verici! Hangi alanda? Örneğin kadınların siyasetteki yeri açısından. Türk politikasında kadının adı hala yok. Esamesi okunmuyor.
       Günlük deyişle:
       Türk politikasında kadın artık vitrin süsü olmaktan bile çıkıyor.
       Bugün hükümette kadın bakan yok.
       Parlamentodaki kadın milletvekillerinin sayısı devede kulak. Türkiye geçen yıl dünyadaki 118 ülke arasında 97. sırada geliyordu. İki ülkede yapılan seçimler durumu kötüleştirdi. Daha arkalara düştük, 112. sıraya…
       Afrika’nın Uganda’sında bile kadın milletvekili oranı yüzde 16.
       Bizde ise yüzde 3’ü geçemiyor.
       İsveç’te parlamento üyelerinin yüzde 43’ü kadın. Dışişleri Bakanlığı koltuğunda bir kadın oturuyor. Finlandiya’da Cumhurbaşkanı da bir kadın…
       İngiltere’de kadın milletvekili oranı yüzde 20. Fransa’da Sosyalistler’in çabasıyla yüzde 12’de. Şimdi ise siyasi temsilde kadın – erkek eşitliğini öngören bir yasa Fransız parlamentosundan çıkmak üzere…
       Almanya’da kadın parlamenterlerin oranı yüzde 32. Alman Yeşiller Partisi geçen seçimlerde yüzde 50 kadın kotası koymuştu. Bu baraj seçimlerde aşıldı ve Yeşiller’in kadın milletvekili oranı yüzde 57’ye yükseldi. Alman Sosyal Demokratlar’ın kadın milletvekili oranı da yüksek: Yüzde 40…
       Bütün bunlar neyi gösteriyor?
       Ne kadar utanç verici bir durumda olduğumuzu… Siyasetin bizde hala ne kadar maço bir konu olduğunu…
       Bir Çin atasözü var:
       Gökyüzünün yarısı kadınlarındır!
       Oyların yarısı da kadınların…
       Ama bu gerçek örneğin bizim politikadaki erkek sesini bastıramıyor.
       Dünya nerede, biz neredeyiz?
       Fakat kadınlar kendilerini karamsarlığa kaptırmasınlar. Kendi davalarına yabancılaşmasınlar. Bu iş olmuyor diyerek negatif enerji yaymasınlar sakın!
       Çünkü gittikçe daha çok örgütleniyorlar. Sesleri daha çok, daha gür duyuluyor. Siyaset meydanında ağırlıklarını fena halde duyuracakları günler de gelecek. Çünkü demin de belirttiğim gibi oyların yarısı onlara ait…
       Yılgınlığa yer yok.
       Davalarının peşinde koştukça, sonuç alacaklar. Bunun tohumları atılmış durumda…
       Ama tabii başta partiler ve parlamento olmak üzere bütün siyaset kurumunun daha çok silkelenmesi gerekiyor. Hükümetlerin daha sistemli biçimde marke edilmeleri şart.
       Örneğin Türkiye 1985 yılında uluslararası bir sözleşmenin altına imzasını koymuş: Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine Dair Sözleşme…
       Kısa adı CEDAW.
       İyi, güzel.
       İmzalamış da gereğini yapmış mı?
       Tek kelimeyle hayır. Parlamento 15 yılda bir tek yasa çıkarmış. Aile içi şiddet konusunda kadını korumaya ilişkin bir yasa… Hepsi o kadar.
       Utanç verici değil mi?
       Türkiye’nin bir başka ayıbı var:
      
Medeni Kanun…
       Bin yıldır hala değiştirilmedi bu yasa. Kadınla ilgili her türlü eşitsizliğin, haksızlığın, ayrımcılığın çarpıcı örneklerini içeren bu yasanın değiştirilmesi aynı zamanda 1985’te imzaladığımız CEDAW‘ın da bir gereği.
       Çünkü bu sözleşme, evlilik ve aile ilişkilerinde kadınla erkek arasında mutlak eşitliği öngörüyor. Mesela erkeğin aile reisliğini sona erdiriyor. Boşanmada malların eşit paylaşımı ilkesini getiriyor. Kadının kendini sokakta bulma korkusunu sona erdirici özellikler taşıyor.
       Bunlar bizim Medeni Kanun’da yok. Ama hazırlanmış olan ve uzunca zamandır parlamentoda bekleyen bir yasa değişikliğinde var. Meclis’te daha ne kadar bekleyecek bu yasa, Allah için söyler misiniz?..
       Evet, Medeni Kanun 1920’lerin, Cumhuriyet’in en devrimci atılımlarından biridir. Türkiye bu sayede çağını ıskalamadı. Ama aradan bir yüzyıl geçti. Yeni bir çağa girdik. Medeni Kanun eskidi.
       Yenisi lazım, çağa ayak uydurmak ve Atatürk’e layık olmak için…
       Kadınlar ayaklanın!
       Haklarınıza sahip çıkın!
       Her alandaki maço zihniyeti, erkek egemen düzeni yıkın! Birinci sınıf insan, birinci sınıf vatandaş olmak için başka çareniz yok.
       Ne duruyorsunuz? Bugün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü…

  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: