Medyanın yüzde 80’i Fenerbahçeli

Medyanın yüzde 80’i Fenerbahçeli 

International Federation of Football History and Statistics.
Bilinen adıyla IFFHS.

Hemen hatırlayanınız olacaktır.. 2001 yılında bu kuruluş, Galatasaray’ı “Dünyanın en iyi takımı“ olarak göstermiş ve bu haber gazetelerde manşetlerde yer alıp, günlerce konuşulmuştu..
Halen konuşulyor da..
Ancak son 1 yıldır bu kuruluşun yaptığı istatistik haberleri gazetelerde ve internet sitelerinde küçük kutu haber olarak yer alıyor ya da hiç yer verilmiyor.
Örneğin hurriyet.com.tr olarak biz, IFFHS’nin son yıllarda açıkladığı takım ve oyuncu sıralamalarını “İnandırcı“ bulmuyor, genelde kullanmamaya çalışıyoruz.. Bunun da nedeni şu;. Dünyanın en büyük takımı Barcelona nedense bu kuruluşun açıkladığı aylık listede zaman zaman ilk 10’a giremezken, Galatasaray ne kadar başarısız sonuçlar alırsa alsın kendine hep ilk 10 içerisinde yer buluyor.. Bu da bu kuruluşa karşı olan inancımızın yitirilmesine neden oluyor..
Örneğin; Yine IFFHS’nin yaptığı son aylık değerlendirmede Galatasaray’ın genç kaptanı Arda Turan Avrupa’nın en popüler futbolcusu olarak gösterilirken, Barcelona’nın dünyaca ünlü yıldızı Lionel Messi ile Real Madrid’in Cristiano Ronaldo’su yine listede ilk 10’da  bile yer almıyor.. Bu da akıllara yine soru işaretlerini getiriyor..
Peki bu kadar olumsuz bilgilerin ve değerlendirmelerin ışığında kimdir bu IFFHS?..
Nedir?.
Necidir?..
FIFA neden bu kuruluşu tanımaz?..
İşte tüm bu soruların cevabını IFFHS’in Türkiye temsilcisi Hüsnü Terek’ten aldık.. Terek  IFFHS’yi hurriyet.com.tr’ye anlattı.
Arda Turan’ın en iyi oyuncular arasında bu sırada olmasını sitenin popüleritesini arttırmak için yapılan şeyler olduğunu söyleyen Terek, kendisinin de bu değerlendirmelere inanmadığını söyledi.

İşte Hüsnü Terek’in çok özel açıklamaları..

GALATASARAY KULÜBÜ İLE HİÇBİR BAĞLANTIM YOK
Galatasaray ile bağlantım Derwall zamanında oldu. Türkiye’ye geldikten sonra onunla burada kurduğumuz ilişkilerdi. Onunla öyle bir samimiyet kurduk ki, ondan randevu almak için diğer gazeteciler bana gelirdi, ben de onlara yardım ederdim. Galatasaray Kulübü ile ilgili ilgim yalnızca bundan ibarettir. Galatasaray Kulübü, Avrupa Kupası’nı kazandığında yakın bir ilişkim olmuştu. Bunun dışında Fenerbahçe Kulübü başkanı Aziz Yıldırım’ı da tanırım. İstanbul Lisesi’nden kendisini ağırladık. Hiçbir zaman Galatasaray’a üyelik içinde başvurmadım. 46 yıldır İstanbulsporluyum. Son 25 yıldır da yönetim kurulundayım. Galatasaray Kulübü ile hiçbir bağlantım yoktur. Nerden çıkmıştır bu laflar; Benim Hıncal Uluç ile dostluğumdan çıkmıştır. Altın Kitaplar Genel yayın Yönetmeni olarak birçok kişinin kitabını çıkarttım. Tüm gazeteci-yazarların kitaplarını ben çıkarttım. Bunlardan birisi de Hıncal’dı. Mesela Cenk Koray’ı da çok severdim. O da Beşiktaşlıydı.
TÜM OYUNBOZANLIK FENERBAHÇELİLERDEN ÇIKIYOR
Hangimizin hangi kulübe ait olduğu enteresan bir konudur. Ben İstanbulsporluyum diyorum. Neden? Ben 10 yaşında o forması giydim. O armanın altından 45 sene her türlü faaliyetler yaptım. Ben İstanbulsporluyum diyebilme hakkına sahibim. Bana göre Fenerbahçeliyim, Galatasaraylıyım diyen adamlar ya okulunda okuyacaklar, ya da semtinde oturacaklar. Diğerleri sadece sempatizanıyım diyebilir. Taraftarıyım diyemezler. Ancak ben sempati olarak Fenerbahçe’ye yakın değilim. Çünkü bana çok küfür ettiler. Zaten buradaki tüm oyunbozanlık da Fenerbahçelilerden çıkıyor. Federasyon bazılarını onurlandırıyor, bunlarla sevinilmesi gerekiyorken bazıları çıkıp ’bunlar yalandır’ diyor. Türkiye’den bir başarı kazanılmış, bununla iftihar etmek istenirken bunu gurur meselesi yapıyoruz.
IFFHS KİMDİR?
Bu kuruluşu kuran kişi Batı Almanyalı Alfredo’dur. Bu adam dünya futboluna çok meraklı bir kişidir. Kuruluşun öncesinde uzun bir süre yazıştık. Bunlar 1980’li yıllarda oldu. Biz de bu yazışmalar sonunda ‘olur’ dedik. Bu adam bizi topladı. Ben şu anda kurucular içinde en kıdemlilerden biriyim. Bu kuruluş uluslar arası bir kuruluştur. Ancak merkezi Almanya’dır. Hiçbir yere başlı olmayan ve FIFA’nın tanıdığıdır bir kuruluştur. Ancak geceleri sponsor bulduğu zaman gerçekleştiren bir kuruluştur. Amatör nitelikli bir kuruluştur. Profesyonellik sadece arkadaşların kafasındadır.

FIFA uluslar arası bir kuruluştur. Bunun herhangi bir maddi karşılık beklemeden Dünya Futbolu’na yaptığı bir hizmet var. İstatistik derliyoruz. Dünyada hiç yayınlanmamış kitaplar yayınladık. Dünya futboluna hiçbir menfaat beklemeden yardımda bulunan bir kuruluşu FIFA engellemeye kalkışsa engelleyemez mi? Tabii ki engeller. FIFA isterse bu geceleri bir şekilde engeller. Ancak yapmıyor.
GERİZEKALI JARDEL
Mesela biz çok önemli geceler düzenliyoruz. Düzenlediğimiz bir gecede koskoca Beckenbauer işini gücünü bırakmış gelmiş Galatasaray’ın eski futbolcusu Mario Jardel’e ödül verecek, bizim gerizekalı Jardel ortada yok. Ben orada yerin dibine geçtim. Jardel kim? Beckenbauer kim? Aralarında uçurum var. Ancak o oyuncu bize olan saygısından oraya geliyor. O oyuncunun oraya gelmesi bizim saygınlığımızı göstermez mi? Bence bu gecelerin yapılıyor olması çok kuvvetli bir cevap.
DEĞERLENDİRME NASIL YAPILIYOR?
Değerlendirme yapılırken yalnızca Avrupa maçları değil, lig maçları da göz önüne alınıyor. Bizim ligimizin ağırlık puanını tam olarak bilmiyoruz. FIFA’nın yaptığı değerlendirme ile eş değer yapılıyor. Son 12 ay değerlendirmeye alınıyor. Kupa maçlarının değeri 2006’dan bu yana yarı yarıya düşürüldü.

Arda’nın liderliği tıklamalar ile oluyor. Bu olay benim bilgim dahilinde olsa ben de bir Türk takımına, Türk insanına oy veririm. Bunlar çok önemli niteliği olan değerlendirmeler değil. Burada Honduraslı birinin 1. olması o ülkenin bu işe önem verdiğini gösteriyor. Demek ki orada insanlar bu siteye giriyor ve tıklama yapıyor. Bunlar popülariteyi arttırmak için yapılan şeyler. Ben mesela Honduras’ı tebrik ettim ama bunlar pekte önemli şeyler değil. Avrupa’da bu işleri takip eden çok fazla Türk genci var. Onlarda böyle şeyleri duyunca hemen siteye giriyor ve tıklama yapıyor. Ancak ben bunları ciddiye almıyorum. Ben bu Arda Turan’ı listede gösteren arkadaşın yerinde olsam Diyarbakır’dan Şener’i gösterirdim daha komik olurdu. Ben bunları fazla ciddiye almıyorum.

BARCELONA NEDEN İLK 10’DA YOK?

Orada mutlaka bir şey vardır. Ben artık bu işlerle fazla uğraşmıyorum. Aslında beni pek fazla bağlayan da bir şey değil. Barcelona’yı oraya almamakla o federasyon ne kazanabilir ki? Bu olay pek fazla da ciddi bir şey değil. Barcelona’nın en iyiler arasında olmaması spekülasyon değildir. Ben normal bir halk olsam ve ben Barcelona’nın bu listede olmadığını görsem sadece küfür ederdim. Türkiye’dekilere göre Arda’nın zirvede olmasını Hüsnü Terek istiyor ama öyle bir şey yok. Tekrar söylüyorum bunun ciddi bir şey olduğunu düşünmüyorum. Sitenin popülerliğini, arttırmak için yapılan şeyler.

Galatasaray’ın şansı sezon başın da çıkış yakalaması. Avrupa’da da maçlarının tamamını kazanınca istatistiklerde başarı yakaladı. Takımın en iyi dönemi Mart ayından sonra çıkış yakalamasıdır. Zaten takımada en büyük başarıyı bu getirir.

GALATASARAY YANLIŞ YAPTI

Galatasaray bu sene yanlış yaptı. Rijkaard yeni bir ülkede kendini ispatlamak zorunda. O da biliyor ki Türkiye’de başarı hemen isteniyor. Böyle de olunca takıma yükleme yapılıyor. Yükleme olunca da ne oluyor? Sakatlıklar ortaya çıkıyor. Kulüp bu olayı dengelemeli. Aman fazla zorlamayalım şeklinde. Bunun tek olumlu yanı sadece bu istatistiklere yansımak.

EMRE BELÖZOĞLU KALLEŞLİK YAPTI

Galatasaray’ın şu anda bu sırada olması, sene sonu da burada olamayacağının göstergesidir. Sene sonunda başarılı olamayacaklar. Çünkü kadroları yetersiz. Bir Baros tüm takımı bitirdi. Kadıköy’de oyanan derbi maçta Emre’nin Baros’a kalleşçe vurduğu bir tekme de var ortada ama adale öyle zorlanmış olmasa böyle de olmazdı.

MEDYANIN %80’İ FENERBAHÇELİ

Biz Fatih Tekke’den beri başarı sağlayamadık. Türkiye’de medyanın %80’i Fenerbahçeli. Eğer Fenerbahçe üst sıralara çıkarsa 8 sütunda manşet verilir. Sebep, Fenerbahçe’nin bir başarı yakalayamaması. Çok iddialıyım. Eğer bir Fenerbahçeli ön plana çıkarsa 8 sütuna manşet verilir. Bunun bizim federasyona getirisi yoktur. Türkiye bunu yayınlamış veya yayınlamamış kimsenin umurunda değildir. Buna bende dahilim.

Ben şimdiye kadar çalıştığım hiçbir kuruluştan para almadım. Aksine para verdim. Ben artık birçok şeyin dışındayım. Başkalarının benim için düşündükleri pekte umurumda değil.

ALİ SAMİ ALKIŞ BANA YALVARDI

Ali Sami Alkış, işsiz kalmıştı, bana geldi ve yalvardı. Benim kitabımı bas, tekrar gündeme geleyim. Bana geldi ağladı. Şimdi de çıkmış aleyhime yazı yazıyor, beni tanımıyormuş filan.

HAKAN’IN HEYECANI BENİ ÇOK ETKİLEDİ

Hakan Şükür’ün katıldığı tören sırasında onun suratı bembeyaz. Bende korktum çocuğu öyle görünce. Çok heyecanlı. Dünyanın en iyi kalecisini çağırıyorlar. Hakan ayağa kalkıyor. ‘Hakan otur kaleci dediler’ diyorum. İnanılmaz heyecanlıydı. Hakan niye heyecanlısın diyorum. ‘Ağabey ben ne yapacağım’ diyor bana. Onun o heyecanı beni çok etkiledi. Sonra dünyanın en çok gol atan oyuncusu dediler Hakan kalkamadı. Dondu kaldı. Son ben kaldırdım, beraber çıktık sahneye.

ARDA VE ALEX SPORCU DEĞİLLER
‘Arda Turan, Alex… Bunlar sporcu değiller. Bunlar profesyoneldirler. Spor para almadan yapılan şeydir. Profesyonel sporcu olmaz. Profesyonellikle başarı için her şey yapılır. Para alan adam sporcu değildir. Sporcu kimdir? İkinci küme maçına gider, Üsküdar’da ayazda maçını yapar, soğuk duşunu alır, arkadaşından da tren parasını alarak evine giden kişidir. İşte ben o adamın alnından öperim.
PARANIN OLDUĞU YERDE SAHTEKÂRLIK VARDIR

Profesyonellikle kazanmak için her şey yapılır. Paranın olduğu yerde sahtekârlık vardır. Bunu kimse engelleyemez. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Adam maç içinde dirsekte atar, maça çıkarken çaktırmadan küfür edersin, sahada suratına tükürürsün vs… Tüm bunlar profesyonelliğin gereğidir. Maç alıp-satmakta buna dahildir. Bir yönetici ben profesyonel kulüpte göre yapıyorsa ve maç alınıp satılmasına karşıysa bu işi asla yapmasın. Galibiyet için kulübün menfaati için her şey yapılır.

HAKEMLER DÜRÜST DEĞİL

Hakemlerin hiçbir zaman dürüst olmadığını, sürekli baskı altında olduklarını, 3 büyüklerin her zaman kayırıldıklarını, medyanın çok etkili olduğunu düşünüyorum. Şike sadece para almakla – vermekle yapılan şey değildir. Türkiye’de hakem yok.

Kazım, Önder genç çocuklar. Türkiye’de futbola çok fazla önem veriliyor. İnsanların beyinleri futbolla yıkanıyor.
20 Ocak 2010
Milliyet

  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: