29 bin yıllık sır

https://i2.wp.com/de.academic.ru/pictures/dewiki/78/Neandertaler_reconst.jpg 
Bilim adamları modern insanın atalarını araştırmaya devam ediyor. İlk olarak dünyanın önde gelen bilim dergisi Nature’da çıkan bir makalede modern insanın atasının neanderthal olmadığı ileri sürüldü. Ardından, Alman Der Spiegel Dergisi’nde yayımlanan bir haberde homo sapiens ve neanderthal insanının 40 bin yıl önce birlikte yaşayıp yaşamadığı sorusu ortaya atıldı.
       Atalarımız konusundaki iddiaların nedeni Güney Rusya’da bir mağarada gömülü bulunan 29 bin yıllık neanderthal bir çocuğun kaburgalarından alınan parçanın DNA analizi. Titizlikle yapılan analiz sonuçları gösteriyor ki; modern insanın, neanderthal’le bir ilgisi yok. Araştırmayı yürüten Glascow Üniversitesi’nden William Goodwin, neanderthal ile bugünkü insan arasında benzerlik olmadığını söyledi. “Aynı dönemde yaşamış olmalarına rağmen, neanderthal’den modern insana geçmiş genetik unsurların kanıtlarını bulamıyoruz“ açıklamasını yapan Goodwin’e göre bu çalışma, 100 bin yıl önce insanın Afrika’da ortak bir atadan türeyip, dünyaya yayıldığını iddia eden kuramı destekliyor.
       Öte yandan, Rusya Bilimler Akademisi de, buz çağından kalma kafataslarının bulunduğu şehirlerin monografisini içeren bir kitapla araştırmaya kaynak sağladı. Nikolai Bader’in kaleme aldığı 272 sayfalık kitapta, ilk insanın ritüel kompleksinin şaşırtıcı yönleri ayrıntılarıyla anlatılıyor.

Yeni bulgular

       Bader’in araştırma sonuçları Moskova’nın 150 km doğusundaki Sungir mezarının, insanlığın “ölü kültürüönün ilk örneklerinden olduğunu ortaya koyuyor. Nekropolden çıkarılan yedi iskeletin yanında 13 bin süs eşyası duruyor. 10-13 yaşlarında bir erkek çocuğu olduğu anlaşılan iskeletlerden birinin üzerinde 250 tilki dişinin yer aldığı bir kemer var. Yedi yaşındaki kız çocuğu iskeletinin üzerinden de kürk ceket, şapka, mamut kemiklerinden yapılmış 5200 adet inciyle süslenmiş dizine kadar çizme ve işlenmiş aslan pençeleri çıkıyor. Belli ki lider bir ailenin mezarı burası. Sungir’deki gömülülerin zafer sahibi kişiler olduğuna hiç şüphe yok.

50 bin yıl önce

       Buradaki mezar “paleolitik devrimöden, yani insanın, bugüne kadar sırrı çözülememiş “teknolojik gelişimiönin hızlandığı, birdenbire dünya egemenliğini sağladığı dönemden kalma. Peki bu yayılma nereden başladı?
       50 bin yıl önce Doğu Afrika’dan atağa kalkıp, hızla Asya’yı fetheden insanoğlu, Avustralya’nın sınırlarını zorladı. 32 bin yıl önce Afrikalı insanlar Güney Fransa’ya ulaştı. Yağ lambalarının ışığında, demir ve mangan oksitle Chauvet Höyüğü’nün duvarlarını boyadı.
       Bundan sonrası hızlı gelişti. Domuz kemiklerinden yaptığı flütü çalmayı öğrenen insanoğlu, ilk dikiş iğnesini de geliştirdi. 30 bin yıl öncesinde insanoğlu astronomluğa başlamıştı bile. Kısa bir süre sonra Avrupa’da, üzerinde kadın statue’lerinin yer aldığı “venüs kült“ü yaygınlaştı. Ve bütün bunların olduğu bu dönemde yeni bir yaratık ortaya çıktı: Neanderthal. Neanderthal’in en son kalıntısı Endülüsler’deki Zafarraya Höyüğü’nde bulundu. Toprağa gömülmüş çenesinde çiğnediği şeylerin izi vardı. Fosil, sanki oraya öylesine atılmışcasına duruyordu.

Kökenlerimiz sil baştan

       Fosil, büyük bir sansasyon yarattı. Paris yakınlarındaki Yvette Izotop Laboratuvarı’nda incelenen fosilin dişlerinin verdiği bilgiler ışığında bilimadamları medeniyetin tarihini yeni baştan yazdılar. Dişler, 27 bin yıl öncesine aitti. Yani Sungirli liderle aynı dönemde yaşamıştı! Böylelikle bu araştırma, bilimadamlarının bugüne kadar inandıkları teoriyi çürütmüş oldu. Modern insanın neanderthal’den türemediği tamamen ayrı bir tür olarak ortaya çıktığı ve neanderthal insanının hakimiyetine de son verdiği bu yeni araştırmanın özeti. Bilim dünyası şimdilerde modern insanı yeni baştan araştırıyor…

İSTENMEYEN ATA: NEANDERTHAL

       1856’da Almanya’nın Dusseldorf kenti yakınlarında Feldhofer mağarasında bulunan insansı yaratık şaşkınlık yarattı. Garip görünüşlü yaratığa bulunduğu vadinin adı verildi: Neander Tal.
       Bilim adamları arasında merak uyandırmasına rağmen ilk insanın hayvansı görünüşü, bir parça utanç da yarattı. Buluntunun ardından Fransa’da ortaya çıkarılan başka bir neanderthal’i incelemeye başlayan Fransız paleontolojist Marcelin Boule’un “küçük beyinlerinden dolayı zeki olmayan bu hominidlerin tek yapabildikleri şey basit aletlerdi“ açıklaması bu utancı biraz daha perçinledi. Ayrıca Boule, neanderthal insanın dizlerinin üzerinde sürendüğüne inanıyordu.
       Sonradan öğrenildi ki; Boule’un incelediği, daha eskiden yaşamış bir hominiddi. Atalarımızın güzelliği konusundaki şüpheleri azaltmak isteyen kimi bilimadamları ise şu görüşü ortaya attı: “Atalarımız dizleri üzerinde duruyorlardı çünkü romatizmaları vardı.“ Anlaşılan o ki; son bulgularla insanlık rahat bir nefes alabilecek: Atalarımız çirkin neanderthaller değil; peki ama kim?

  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: