DTP Avrupa’da siyaset yapsaydı…

Anayasa Mahkemesi’nin oybirliği ile aldığı kapatma kararı sonrası Türkiye’de büyük bir çoğunluk, bunu demokrasiye darbe olarak yorumladı. Elbette siyasi partilerin kapatılması desteklenecek bir durum değil. Ancak DTP eğer Avrupa’da siyaset yapan bir parti olsaydı daha önce kapatılırdı.
Aslına bakarsanız Avrupa hukuk sisteminde siyasi parti kapatmak çok da kolay değil. Yolsuzluk da yapsa, orduyla ters de düşse, ülkenin politik çizgisine aykırı da davransa bir parti kolay kolay kapatılamaz. Ancak, partinin Avrupa’nın terör listesinde yer alan bir örgütle iletişimi ve bağlantısı tespit edilirse ozaman anında kapısına kilit vurulur.


Avrupa’da yasalar çok açık. Bir siyasi partinin, bırakın terörü hiçbir şekilde şiddetle bağlantısı olamaz, bunu öven, destekleyen bir tutum içerisinde bulunamaz. Hatta terörü kınamaması bile kapatılması için yeterli bir gerekçedir.


PKK, AB’nin terör örgütleri listesinde yer alıyor. Eğer DTP Almanya, Fransa ya da İspanya’da politika yapan siyasi bir parti olsaydı ve politikacıları benzer şekilde toplumu geren açıklamalar yapsaydı, DTP çoktan kapatılırdı. Kimse de „demokrasimiz zarar gördü“ şeklinde açıklamalar yapmazdı.


Avrupa’da terör


Avrupa’nın şu günlerdeki en büyük endişesi islami terör. Olası terör saldırılarının önceden tespit edilmesi ve önlenmesi için sürekli yeni yasalar çıkartılıyor. Herhangi bir siyasi parti, aşırı islamcı terör gruplarını desteklese onlarla sık sık bir araya gelse, sonunun ne olacağını tahmin etmek zor değil.


Almanya daha önce aşırı sağ parti NPD’yi kapatmaya çalıştı. Partinin şiddetle bağlantısı saptansa da devlet ajanlarının parti içerisinde olması bu sürecin tamamlanmasına engel oldu. Ülkede olan her aşırı sağ saldırı sonrası bu partinin kapatılması tartışılıyor. Ancak NPD yöneticileri sert çıkışlar yapmayarak bu sürecin başlamasına engel oluyor.


İmralı çıkmazı


Cumhurbaşkanı Gül’ün DTP’nin kapatılması sonrası yaptığı açıklamayı bu bağlamda anlamlı buluyorum. Zira partilerinin kapatılmaması noktasında liderlerine büyük görev düşüyor. Eğer demokratik açılım sürecinde, DTP daha samimi bir politika benimsemiş olsa, oylarını aldığı halkın çıkarlarını gerçekten düşünse durum çok daha farklı olurdu.


DTP’nin samimiyeti partinin önde gelen isimlerinin sivri açıklamalarıyla yara aldı. Bunun nedeni çok açık. Türkiye’de Kürt sorunu bitse, bundan en çok nemalanan, oyları toplayanların da argümanları ortadan kalkmayacak mı? Haliyle onlar da açılım çabalarını İmralı’ya kilitleyerek sorunun devamını tercih etti.


Avrupa demokrasisi


Türkiye’de son yıllarda olumlu bir çok adım atıldı. Bunu kimse inkar edemez. Almanya’da Türkçe yayın yapan bir devlet televizyonu hayalken, Türkiye Kürtçe yayına başladı. Türkiye’de yaşayan Kürt kökenlilere sunulan imkanlar inanın demokrasisine özenilen Avrupa’daki Türklere, göçmenlere sunulmuyor. Almanya’da sizce „ben Türk’üm“ diyen biri bırakın başbakan olmayı, bakan olabilir mi? Ben söyleyeyim, olamaz! Önce önüne Ermeni Soykırımını tanı diye belge koyarlar, imzalamazsa da tefe koyarlar. Eski Federal Milletvekili Hakkı Keskin’in durumu buna en iyi örnek.


O yüzden şu günlerde Türkiye’deki demokrasiyi eleştirenler bir kere de yüzlerini demokrasinin beşiği Avrupa’ya dönsün. Fikir özgürlüğünü savunan Avrupa, fikrini beğenmediğini içeri atabiliyor, din özgürlüklerini göz ardı edip minareleri yasaklayabiliyor.


Üstelik tüm bunları demokrasi adına yapıyor. Demokrasi kalesinin ihtişamına aldanıp ona özenenler, aslında kaleye içerden baksa bambaşka bir tablo görecek.

CNN TÜRK Berlin
12.12.2009

  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: