Berfin Aksu

Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Hazırlık İlköğretim Okulu 5. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Berfin Aksu, kemanıyla sergilediği büyük performansıyla uluslararası çaptaki yarışmada ikinci oldu.
Sanat dünyasının seçkin yarışmaları arasında yer alan İtalya’nın Fermo kentindeki 16. Uluslararası Andrea Postacchini Keman Yarışması’na katılan küçük Berfin, Rusya, Almanya, ABD, Avusturya, Avustralya, İngiltere ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu 37 ülkeden 123 sanatçıyla yarıştı.
Türkiye’den katılan ilk ve tek yarışmacı olan Berfin, ”İkincilik Ödülü”ne layık görülerek, dünyanın en iyi kemancıları arasında yerini aldı.
Dünyanın sayısız eserin sahnelendiği 1790 yılında yapılmış 800 kişilik Teatro Dell’a Aquila di Fermo Salonu’nda da kapanış galası konserinde sahne alan minik sanatçı, Ernst’in ”Othello Fantasy” adlı eserin yorumuyla izleyicilerden büyük alkış topladı.
Daha önce de çeşitli yarışmalardan ödüllerle dönen kemanın minik ustası, aynı zamanda Türkiye’de 8 yaşındayken orkestra eşliğinde konser veren ilk solist unvanını taşıyor.
ÇOK İYİ HAZIRLANMIŞTIM
Berfin Aksu, yarışmada aldığı dereceden dolayı çok mutlu olduğunu söyledi.
Yarışmada heyecanlandığını belirten Berfin, ”Bu yarışmanın bana gerçekten çok faydaları oldu. Özelikle benim yaşımdakilerin müzikteki seviyelerini gördüm. Çok güzel bir yarışmaydı. Çok iyi hazırlanmıştım. Bir ödül bekliyordum, kendimi hazır hissediyordum. Tekrar çok iyi hazırlanıp başka yarışmalara da katılmayı düşünüyorum” diye konuştu.
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Dekan Yardımcısı Turgut Pöğün de Berfin’in orkestralarla verdiği konserler ve yarışmalardaki başarısıyla lisans düzeyindeki bir öğrenci gibi performans sergilediğini söyledi.
Berfin’in bu başarısının en başta kendisi olmak üzere ailesi, hocası ve okulunun özverisi ve iş birliğiyle oluştuğunu dile getiren Pöğün, ”Masanın dört bacağı gibi Berfin’in yetişmesi için çalışıldı” dedi.
BERFİN ÇOK ÖZEL BİR ÖĞRENCİMİZ
Türkiye genelinde profesyonel müzik eğitimine başlama yaşının 11 olduğunu, ancak sadece Bilkent’te çocukların ilkokul birinci sınıftan itibaren bu eğitime başladığını belirten Pöğün, bu sayede öğrencilerin yaşıtlarına göre ”inanılmaz mesafeler kaydettiklerini” bildirdi.
Berfin’in de bu öğrencilerinden biri olduğunu ifade eden Pöğün, ”Tabii tüm öğrencilerimiz Berfin kadar başarı göstermiyorlar. Berfin çok özel bir öğrencimiz ama onun gibi yarışmalar kazanan, orkestralarla solist çalan pek çok öğrencimiz var” diye konuştu.
Pöğün, aslında dünyada da çocukların profesyonel müzik yaşamına ortaokul, lise veya lisans düzeylerinde başladığını, o nedenle Berfin gibi 11 yaşındaki bir öğrencinin böylesine bir başarısının dünyada da çok rastlanan bir durum olmadığını vurguladı.
Berfin’in başarısının kendilerini çok mutlu ettiğini ve gurur duyduklarını dile getiren Pöğün, şunları kaydetti:
”Türkiye’de müzik eğitiminde, öğrencileri klasik müziğe özendirmek istiyoruz. Bir Fazıl Say, İdil Biret gibi isimler motive edici oluyor ama bence şu açıdan da bakmak lazım: Öğrencilerin kendi yaşıtlarından daha fazla etkilenebiliyorlar. O nedenle Berfin gibi çocuklarımızın başarıları yaşıtlarını daha çok etkiliyor.”
Küçük Berfin’in hocası Muhammedjan Turdief de dünyada müzik alanında birçok yarışma bulunmasına rağmen, bunların çoğunluğunun yetişkinler için düzenlendiğini, çocuklara yönelik yarışmalara az rastlandığını söyledi. Ancak Berfin’in katıldığı yarışmanın uluslararası şöhret kazanmış birkaç önemli yarışmadan biri olduğuna dikkat çeken Turdief, Berfin’in aynı yarışmaya 9 yaşında katıldığında ”Jüri Özel Ödülü” aldığını ve jürinin Berfin’i takip etmek istediğini söylediğini aktardı.
Turdief, şöyle devam etti:
”Jüri, Berfin’in gelecekte çok iyi bir yere gelmeyi vaat ettiğini söylemişti bize. Biz de tekrar bu yıl kendi yaş grubunda katılmasını istedik. Çok seviyeli bir yarışmaydı ve bu zaman diliminde ne yaptığımızı daha objektif olarak görme şansı edindik. Doğru yolda olduğumuzu gördük, kendi adımıza, okulumuz adına çok sevindirici bir olay.
Oradaki holde çok büyük bir harita var. Bu haritada, Avrupa’nın birçok ülkesinin yanında Türkiye’nin bayrağının olması bizim için çok önemliydi. Ödül, bizim ilerde yapacağımız işler için motivasyon oldu.”
  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: