Karakulak ( Caracal caracal )


DÜNYADA soyu tükenmekte olan 120 memeli arasında yer alan kedigiller familyasından karakulak (Caracal caracal), Atlas dergisi muhabirlerinden sonra Hacettepe Üniversitesi öğrencileri tarafından, Güllük Dağı Milli Parkı’ndaki doğal ortamında ikinci kez görüntülendi.

Türkiye’de, Ege ve Akdeniz’de çam ormanları arasında yaşadığı bilinen karakulak, Türkiye’de ilk defa doğal ortamında 1997 yılında görüntülenmişti. Atlas’tan Batur Avgan ve Ali Murat Atay, Antalya’daki Güllük Dağı Milli Parkı’nda 1993 ile 1997 yılları arasında yabani kediler üzerine yaptıkları arazi çalışmasının son aşamasında bu hayvanı görüntülemeyi başarmıştı. Araziye yerleştirilen 5 fotoğraf makinesinden (fotokapan) Avgan ve Atay’ın kamp kurdukları noktaya en yakın yerde olan üç numaralı kapan, karakulakı görüntülemişti.
12 yıl sonra Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğrencileri Anıl Soyutürk ve Alper Ertürk tarafından proje çalışmaları esnasında ikinci kez görüntülendi. Projeyi yürüten öğrencilerden Anıl Soyutürk, “Alper ile fotokapanları mayıs ayında kurduk. Önce karakulakların izlerini araştırdık, ormanın içindeki patikaları tek tek gezdik. Haziran ayına kadar fotokapanlar kurduğumuz yerlerde kaldı” dedi. Soylutürk, haziranda kontrole gittiklerinde yaşadıklarını ise şöyle anlattı:

“Çok sıcak bir gündü. Fotokapanı aldık. Diğerlerini de toplamak için hemen arabaya binip yola çıktık. Toprak yolda giderken dayanamadım, fotokapanı incelemeye başladım. Karakulakı görünce Alper’e ‚Dur‘ dedim. Arabayı durdurunca hiçbir şey söylemeden kamerayı uzattım. O bölgede karakulak olduğunu biliyorduk ama bu kadar güzel, bu kadar net bir fotoğraf çekebilmeyi beklemiyorduk. İnanılmaz bir ödül oldu. Bu hayvanlar gündüz dolaşmaz. Gündüz fotoğraf çekmiş olmaktan, kamerayı doğru yere kurmaktan büyük mutluluk duyduk.”


ADINI TÜRKLER KOYDU

Dış görünümüyle vaşaka benzetilse de aslında tamamen farklı bir tür olan karakulaka adını, kulaklarının kenarındaki siyah çizgilerden esinlenerek Orta Asya’da Türkler koydu. Karakulakın Latince adı da bu nedenle “Caracal Caracal” olarak benimsendi.

Ortalama ağırlığı 7 ile 9 kilo arasında değişen karakulaklar yalnız yaşmakta olduğu biliniyor. Geceleri avlandığı ve doğada çok iyi gizlenebildiği için vahşi yaşamda görebilmek çok zor olan karakulaklar, küçük kemirgenler olan tavşan, tarla faresi ve sincap, nadir olarak da meyve ile beslenmekte. Son derece atik olduğu bilinen hayvan, bir kuşu havalanmak üzereyken yakalayabilmekte.

DKMP Yaban Hayatı Yönetimi Şube Müdürü Cemal Akcan, yaptığı açıklamada, Türkiye’de uzun süredir görülmeyen Karakulakın Antalya’nın Düzlerçamı mevkisinde görüldüğü yolunda bilgiler aldıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Doğa Derneği ile protokol yaptık. Karakulakların varlığını ispatlayabilmek için, dünyada nadir hayvan türlerinin bir alandaki varlığını tespit amacıyla kullanılan, arazide belirlenen noktalara yerleştirilen her türlü hava koşullarına dayanıklı özel bir kutu içinde bulunan ve kendi kendine çalışan bir çeşit fotoğraf makinesi olan 20 fotokapan kurduk. Fotokapanlar, milli park alanı ve yaban hayatı geliştirme sahası olan Düzlerçamı’nda 1 ay süreyle kaldı. Bu fotokapanlardan biri, bir karakulak görüntülemeyi başardı. Çalışma gelecek kış mevsiminde tekrarlanacak.”

Antalya ve Muğla’daki iki çalışmaya da katılan Doğa Derneği’nin Memeli Araştırma ve Koruma Koordinatörü Dr. Özgün Emre Can ise karakulakın, Türkiye’nin nadir kedi türlerinden birisi olduğuna işaret ederek, şu bilgileri verdi:
“Dünya genelinde karakulak ekolojisi konusunda güvenilir bilimsel veriler son derece sınırlı. Türkiye’deki karakulak popülasyonu ve bu türün ekolojisi konusunda ise sağlam bilimsel veriler bulunmamaktadır. Bu nedenle karakulakların mevcut durumlarının anlaşılması ve türün korunması, gereken faaliyetlerin planlanması için Muğla ve Antalya’da iki ayrı proje yürütülüyor. Karakulak konusunda Türkiye’deki ilk projeyi Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğrencileri Anıl Soyumert, Yasin İlemin ve Alper Ertürk yürütmeye başladı. Karakulak konusundaki ikinci proje ise Antalya’da Doğa Derneği ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Bu projeler sayesinde Türkiye’de dağılım gösteren karakulaklar üzerine ilk bilimsel verilere ulaşılacak ve bu sayede karakulakların Muğla ve Antalya’daki durumları, bu iki popülasyonu tehdit eden faktörler ve türün korunması için yapılması gerekenler ilk kez ortaya konulacak.”

Dr. Can, hem Muğla hem de Antalya’nın yoğun insan baskısı olan, turizm açısından önemli alanlar olmasına rağmen karakulakların bu alanlarda varlıklarını sürdürebilmesinin Türkiye için sevindirici olduğunu da vurguladı.

  1. Hinterlasse einen Kommentar

Schreibe einen Kommentar

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: